
Sürekli 777 mi Görüyorsun? 111, 222, 333 ve Diğer ‘Melek Sayıları’ Ne Anlama Geliyor?
Gün içinde sık sık karşılaştığın 111, 222, 333, 777 gibi tekrar eden sayı dizilerinin modern spiritüel ve numer…
Feminist ne demek, feminizm nedir ve feminist olmak ne anlama gelir? Feminizmin neyi savunduğunu, erkek düşmanlığı olup olmadığını, temel yaklaşımlarını ve sık yanlış anlaşılan noktalarını sade şekilde anlattık.



Feminist ne demek? Basitçe ifade etmek gerekirse, feminist kadınların cinsiyetleri nedeniyle daha az hak, fırsat ya da özgürlüğe sahip olmaması gerektiğini savunan ve kadınların eşitliğini destekleyen kişidir. Ancak internet ortamında bu kavram tartışılmaya başladığında, anlamı etrafında pek çok karmaşa ortaya çıkıyor; “Feministler erkeklerden nefret eder mi?”, “Feminist olmak kadınların erkeklerden üstün olduğunu iddia etmek midir?”, “Erkekler feminist olabilir mi?” gibi sorular sıkça gündeme geliyor.
Oysa feminizm, sosyal medyada karşımıza çıkan basit sloganlardan ibaret değildir. Tarih boyunca farklı toplumlarda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine farklı açılardan yaklaşan pek çok feminist düşünce ve hareket gelişmiştir. Bu nedenle, kavramı daha net anlayabilmek için en temel noktadan başlayarak adım adım ilerleyelim.
Feminist terimi, kadınların erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olması gerektiğine inanan veya böyle bir toplumsal değişikliği destekleyen bireyleri tanımlar. Bu tanım Stanford Encyclopedia of Philosophy’de feminizmin, toplumsal cinsiyete dayalı baskının sona erdirilmesini amaçlayan hem düşünsel bir perspektif hem de siyasal ve toplumsal hareketler bütünü olduğu şeklinde genişletilir. UN Women ise feminizmi, insanların cinsiyetlerine bakılmaksızın eşit haklara ve fırsatlara sahip olması gerektiği temel fikrine dayandırır.
Önemle vurgulanması gereken nokta şudur: Feminist olmak, kadınlarla erkeklerin her açıdan tamamen aynı olduğunu iddia etmek anlamına gelmez. Konun odağında; haklar, fırsatlar, toplumsal yaşama katılım ve cinsiyetler nedeniyle yaşanan dezavantajların ortadan kaldırılması yer alır.
Feminizm, kadınların tarih boyunca ve günümüzde karşılaştıkları toplumsal, ekonomik, hukuki ve siyasi eşitsizlikleri analiz eden ve ortadan kaldırmak için mücadele eden düşünce ve hareketlerin genel adıdır. Bu nedenle feminizm, tek bir konu veya gündemden ibaret değildir.
Feminist tartışmalar tarih içinde şu alanlarda yoğunlaşmıştır:
Dolayısıyla, feminizmi “kadınların erkeklerle aynı şeyleri yapabilmesini istemek” şeklinde basitçe tanımlamak yetersiz kalır. Feminist düşüncenin önemli bir bileşeni, eşitsizliklerin nasıl ortaya çıktığını ve toplumsal hayatın içine nasıl yerleştiğini sorgulamaktır.
Feminist olmak belirli bir kıyafet tarzı ya da yaşam biçimi seçmek anlamına gelmez; ayrıca bütün feministlerle fikir birliği içinde olmayı da gerektirmez. İçinde farklı görüşlerin ve yaklaşımların bolca yer aldığı geniş bir alanı kapsar.
Ortak payda ise açıktır: Kadınların kadın oldukları için daha az hak, fırsat ya da söz hakkı sahibi olması kabul edilmez.
Günlük hayatta feminist düşünce, aşağıdaki gibi sıradan görünen ama derin anlamları olan sorularla kendini gösterebilir:
Feminist yaklaşım bu tür durumlarda cinsiyet kaynaklı eşitsizlikleri eleştirir ve sorgular.
Hayır. Feminizmin temel amacı erkeklerin haklarını azaltmak ya da kadınları erkeklerden üstün kılmak değildir. Bu anlayış, feminizmin en yaygın yanlış yorumlarından biridir.
Feminizm esasen, kadınların cinsiyetlerinden dolayı uğradığı eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için mücadele eder. Elbette feminist hareketin içinde farklı bireyler ve tamamlayıcı sesler olduğundan, bazı feministlerin söylemleri herkesi tam anlamıyla temsil etmeyebilir. Dolayısıyla sosyal medyadaki bireysel ifadeler üzerinden genel bir yargıya varmamak gerekir.
Bu da sıkça karşılaşılan başka bir yanlış anlamadır. Feminizmin amacı toplumsal cinsiyet eşitliği sağlamak, kadınları erkeklerden üstün kılmak değildir.
UN Women şu şekilde tanımlar: Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın ve erkeklerin aynı kişi olmalarını değil, hak, sorumluluk ve fırsatların cinsiyetlerine bağlı olmamasını ifade eder.
Başka bir ifadeyle, eşit olmak, aynı olmak değildir. İnsanların fiziksel özellikleri, kişilikleri ve hayat tercihleri farklı olsa da hukuk, eğitim ve iş yaşamında eşit haklara sahip olabilirler.
Evet. Feminist olmak, biyolojik cinsiyetle sınırlı değildir. Kadınların eşit haklara sahip olması gerektiğine inanan erkekler de feminist olarak nitelendirilebilir.
UN Women da herkesin feminist olabileceğini vurgular. Bazı erkekler destekledikleri değerlerden ötürü kendilerini feminist olarak tanımlarken, bazıları bu etiketi kullanmayı tercih etmeyebilir. Burada önemli olan savunulan fikirlerin özü ve eşitlik ilkeleridir.
Feminizmin merkezinde kadınların eşitsizlikleri olsa da toplumsal cinsiyet rolleri sadece kadınları etkilemez. Örneğin erkeklerden duygularını gizlemeleri, her zaman güçlü olmaları beklenmesi; bazı mesleklerin sadece erkek ya da kadın işi olarak görülmesi gibi kalıplaşmış anlayışlar, cinsiyet rollerinin toplumdaki etkisidir.
Bu nedenle bazı feminist yaklaşımlar, toplumsal cinsiyet rollerinin herkes üzerindeki etkilerini araştırır ve bu rollerin kaldırılması için de mücadele eder.
Hayır. Akademik çevrelerde feminizm çoğunlukla çoğul olarak, yani feminizmler biçiminde tanımlanır. Çünkü kadınların yaşadığı eşitsizliklerin nedenleri ve bunların nasıl çözülebileceğine dair farklı yaklaşımlar vardır.
Haklar ve fırsat eşitliği, eğitim, çalışma hayatı ve siyasette kadınlarla erkekler arasındaki ayrımları ortadan kaldırmaya odaklanır.
Eşitsizliğin sadece yasalardan değil, derin ataerkil güç yapılarına dayandığını savunur ve köklü toplumsal değişikliklerin gerektiğini vurgular.
Kadınların konumunu ekonomik sistem, sınıf eşitsizliği, ücretli ve ücretsiz emek bakımından analiz eder.
Her kadının deneyimlerinin birbirinden farklı olduğunu; cinsiyet dışında sınıf, ırk, engellilik gibi faktörlerin de eşitsizlikleri şekillendirdiğini ortaya koyar.
Kadınların yaşadığı hak ihlalleri ile çevre sorunları arasındaki bağlantıları inceler ve doğa ile kadınların sömürülmesine karşı çıkar.
Bunların dışında da pek çok feminist teori ve yaklaşım var; üstelik aynı kategoride yer alan feministlerin bile tüm konularda aynı görüşte olması beklenmez.
Kadınların eşitlik talepleri feminizm teriminden çok daha öncelere dayanır. Ancak modern feminist hareketler 19. ve 20. yüzyıllarda kadınların eğitim, mülkiyet, çalışma ve siyasi hakları için örgütlü mücadeleler geliştirmesiyle şekillenmiştir.
19. yüzyılın sonlarından itibaren 'feminist' kelimesi günümüzdeki anlamıyla yaygınlaşmaya başladı. 20. yüzyılda ise oy hakkı ve hukuki eşitlik gibi temel konuların yanı sıra çalışma yaşamı, ücret, aile içi roller, şiddet ve beden politikaları da feminist hareketlerin gündemine girdi.
Feminizmin gelişimi tek bir ülkede ortaya çıkan, evrensel ve değişmez bir çizgi değildir; farklı ülkelerdeki kadın hareketleri kendi sosyal şartlarıyla biçimlendi.
Türkiye'de kadın hareketinin kökleri Cumhuriyet döneminden de öncesine, Osmanlı'nın 19. yüzyıl ikinci yarısına kadar uzanır. O dönemde kadınlar dergi ve gazetelerde görünür olmaya başladı, eğitim, evlilik, boşanma gibi konuları tartışmaya açtılar.
II. Meşrutiyet döneminde kadın dernekleri ve kadınlara yönelik yayınlar çoğaldı. Cumhuriyet’le birlikte kadınlara belediye seçimlerinde seçme hakkı 1930’da, milletvekili seçme ve seçilme hakkı ise 1934’te tanındı.
Özellikle 1980’lerden itibaren Türkiye’de bağımsız feminist hareket kadına yönelik şiddet, aile içi ilişkiler, çalışma hayatı ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularını yeniden tartışmaya taşıdı.
Hayır. Feminist, feminizmi savunan ya da destekleyen; kadının eşit hak ve özgürlük taleplerini benimseyen kişiye denir. Feminen ise kadınsı görünüm, davranış veya özellikleri tanımlayan başka bir kavramdır. Yani feminist olup feminen olmayabilir ya da feminen olup feminist olmamak mümkündür.
Temelde:
Yani tıpkı “çevrecilik” ve “çevreci” arasındaki ilişki gibi düşünülebilir.
Dünya genelinde kadınların hukuki haklarında ciddi ilerlemeler yaşanmış olsa da, toplumsal cinsiyet eşitliği henüz tam anlamıyla sağlanamamıştır. Birleşmiş Milletler’in raporları kadınların siyasal temsil, ekonomik fırsatlar ve şiddetten korunma gibi alanlarda hâlâ eşitsizlikler yaşadığını göstermektedir.
Bu sebeple feminizm, sadece geçmişte elde edilen başarılara değil, günümüzde mevcut eşitsizliklerin giderilmesine yönelik mücadelelere de odaklanır.
Feminist; Kadınların cinsiyetleri nedeniyle daha az hak, fırsat ve özgürlüğe sahip olmaması gerektiğini savunan kişidir.
Feminizm; Bu eşitsizlikleri inceleyen, sorgulayan ve ortadan kaldırmayı amaçlayan çok yönlü düşünce ve toplumsal hareketlerin genel adıdır.
Feminizm;
Temelde şunu söylemek mümkün: Bir insanın hakları, fırsatları ve toplumdaki değeri, cinsiyetine göre belirlenmemelidir.
Kadınların cinsiyetleri nedeniyle yaşadıkları eşitsizliklere karşı çıkan ve kadınların eşit hak ve fırsatlara sahip olması gerektiğini savunan kadınları ifade eder.
Kadınların eşit hak ve fırsatlara sahip olması gerektiğine inanan ve kendini feminist olarak tanımlayan erkeklerdir.
Hayır. Feminizm kadınların maruz kaldığı eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasını hedefler, erkek düşmanlığı değildir.
Hayır. Feminizmin amacı toplumsal cinsiyet eşitliğidir, üstünlük değil.
Feminist, toplumsal cinsiyet eşitliği hareketini destekleyen kişidir; feminen ise kadına özgü stil, davranış veya görünüşü tanımlar.

Gün içinde sık sık karşılaştığın 111, 222, 333, 777 gibi tekrar eden sayı dizilerinin modern spiritüel ve numer…

Bazı trendler yaşanırken inanılmaz havalı görünüyor, birkaç yıl sonra ise eski fotoğraflara bakıp telefonu sess…

2000'lerde büyüyen herkesin odasında, okul çantasında ya da çekmecesinde mutlaka oynamadan geçmediği bir oyunca…

Bir Airbnb misafiri, kaldığı evin neredeyse her köşesine yapıştırılmış, aşırı detaylı ve titiz ev kurallarını s…

Bebeği üst bagaj dolabına koymaya çalışan yolcudan koltuğunun altından kedi çıkaran adama kadar, uçuşlarda yaşa…

Bir tsunami yaklaşırken ne görürsünüz? Bir yanardağ patladığında gökyüzü nasıl değişir? Tarihin en büyük doğal…
