Filmlerden Öğrendiğimiz ve Asla Gerçek Olmayan 8 Şey

Filmlerden Öğrendiğimiz ve Asla Gerçek Olmayan 8 Şey

Filmler rahat koltuklarımızdan tarihleri, mekânları ve ilginç konuları keşfetmemizi sağlıyor. Ancak bazen Hollywood, gerçekleri çarpıtarak bizi aldatabiliyor.

Filmler Gerçekleri Nasıl Saptırıyor?

Film izlemek, konfor alanımızdan çıkmadan farklı dünyalara yolculuk yapmak demek. Tarihi olaylara, unutulmaz karakterlere tanık oluyor, yeni bilgiler öğreniyoruz. Ama ne yazık ki, bazı filmler gerçekle bağımsız, tamamen uydurma ögelerle karşımıza çıkıyor. Beni en çok şaşırtan şeylerden biri, tarihe dayanan yapımların bile sık sık olayları çarpıtmaları oldu.

1. Amerika'nın İyi Taraf Olması

Çoğu savaş filmi, ABD'yi mutlaka kahraman ve iyi taraf olarak gösterir. Örneğin U-571 isimli filmde, ABD ordusunun Alman Enigma makinesini ele geçirdiği anlatılır. Gerçekte ise bu makine, ABD'nin savaşa girmesinden önce, 1941'de İngiliz Kraliyet Donanması tarafından ele geçirilmişti. Ayrıca Pearl Harbor saldırısı sırasında, İkinci Dünya Savaşı zaten iki yıldan fazla süredir devam etmekteydi. Yani, filmin tarihi gerçeklerle bağdaşmayan çok sayıda detayı var.

2. Takıntılı Takip ve Aşk

Romantik filmler birini takıntılı şekilde takip edip, ürkütücü davranmanın aşkta işe yarayacağını gösterir. Gerçekse bunun son derece rahatsız edici ve korkutucu olduğu yönünde. Bu durumun romantik olmadığını, hatta ciddi bir taciz biçimi olduğunu hatırlatmakta fayda var.

3. Hacking Göründüğü Kadar Kolay Değil

Filmlerde bilgisayar korsanları genellikle tuşlara hızlıca birkaç saniye basıp anında sisteme girer. Ancak gerçekte hacking çok daha karmaşık ve uzun bir süreç. Çokça araştırma, deneme, hata ayıklama ve bekleme süresi içerir. Film karelerinde gördüğünüz gibi saniyeler içinde büyük sonuç almak pek mümkün değil.

4. Kafaya Alınan Darbe Sonrası Mucize İyileşme Yok

Birçok aksiyon filminde kafaya alınan darbeden sonra karakterler birkaç saniyelik baygınlığın ardından hemen toparlanıp mücadeleye devam eder. Oysa gerçek hayatta ciddi kafa darbeleri beyin sarsıntısı ve uzun iyileşme süreci gerektirir. Hafif baş ağrısından fazlası vardır; bazen kalıcı etkiler de olabilir.

5. Yangın Sprinklerleri Aynı Anda Çalışmaz

Filmlerde yangın sprinkleri genelde devasa bir şekilde eşzamanlı su püskürtür. Gerçekte ise, ısıya duyarlı sensörler sayesinde yalnızca yangına en yakın noktadaki sprinkler aktif hale gelir. Ayrıca uzun süre kullanılmamış ve içinde biriken tortular nedeniyle su çok temiz olmayabilir.

6. Hava Kanalları İçinden Sürünmek Mümkün Değil

Birçok filmde karakterlerin hava kanallarından geçtiklerini görürüz. Aslında bu kanallar çoğunlukla çok dar, vidalarla birleşen parçalar içerir ve insanın geçmesi imkânsızdır. Teknik açıdan bu sahneler tamamen kurgu.

7. Gerçekçi Aksiyon ve Dövüş Sahnesi

Filmler dövüş sahnelerinde çoğu zaman yıldırım hızıyla ve yorulmadan savaşan kahramanları gösterir. Gerçek dünyada dövüş çok daha yorucu, acılı ve karmaşıktır. Ayrıca düşmanlar genelde sırayla saldırmaz, kaotik bir mücadele yaşanır.

8. Bir Vuruşla Bayıltmak İmkânsızdır

Filmlerde kafa atışı ya da darbesiyle birini kısa sürede bayıltmak sık kullanılan bir temadır. Oysa tıbbi olarak kesin bir bayıltma etkisi için böyle basit ve ani bir yöntem yoktur. Kişiyi bayıltmak karmaşık ve tehlikeli bir işlemdir.

Bence bu tür film kurguları, izleyici deneyimini artırmak için gerçeklerden taviz veriyor. Ancak doğruları bilmek, hem filmleri farklı açılardan değerlendirmek için hem de gerçek dünya bilgisi edinmek adına önemli. Umarım siz de benim gibi bu bilgi kırıntılarını ilgi çekici bulmuşsunuzdur.

Yorumlar (0)

Yorumlar
Yorumlara tek seviyede yanıt verilebilir.
0 yorum
Yorumlar yükleniyor...